|
·CO2 ve öteki sera gazı emisyonlarının azaltılmasına
yönelik yükümlülüklerin gelişmiş ve gelişmekte olan
ülkeler arasındaki paylaşımı.
·Gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere maddi
kaynak ve teknoloji transferi
·Gelişmekte olan ülkelere yapılacak olan kaynak
aktarımının biçimi.
Sonuç olarak, fikir birliği sağlanamamış ve üzerinde
tartışılan konular bir sonraki toplantı için ana madde
olarak belirlenmiştir.Rio Deklarasyonu sonrasında
imzalanan diğer bir önemli belge de 1997 Kyoto
Protokolüdür. Bu protokole göre taraf ülkeler insan
kaynaklı CO2 ve öteki sera gazı salınımlarını 2008-2012
döneminde 1990 düzeylerinin en
az %5 altına indireceklerdir. Avrupa Birliği hem üye
olarak hem de tek tek üye ülkeler açısından %8′lik
azaltma yükümlülüğü almıştır. Protokolde Amerika
Birleşik Devletlerinin belirlenmiş salınım azaltma
yükümlülüğü %7′dir. Ancak dönemin Amerika Başkan
Yardımcısı Al Gore bu yükümlülüğü kabul etmenin mümkün
olmadığını ve kendi halkının çıkarları doğrultusunda
değiştirmek için için elinden geleni yapacağını
açıklamıştır. Uluslararası Önlemler
Daha sonraki süreçte ABD, Buenos Aireste
gerçekleştirilen Taraflar Konferansının (COP-4) sonunda
Kyoto Protokolünü imzaladığı ancak Çin, Hindistan gibi
gelişmekte olan anahtar ülkeler sera gazı salınımlarını
sınırlandırma konusunda herhangi bir yükümlülük
almadıkça protokole taraf olmayacağını ilan etmiştir.
Bilindiği gibi ABDnin dünya siyasi arenasındaki gücü
ekonomik üstünlüğünden ileri gelmektedir. Bu gücün
önemli bir kısmını da petrol tekelleri dediğimiz
Amerikan petrol şirketleri oluşturmaktadır. ABDnin
insan kaynaklı sera gazı salınımlarını sınırlandırma
sürecinde almış olduğu tutum insan hayatı pahasına da
olsa, kendi ekonomik çıkarlarından vazgeçmek
istemediğinin belirgin bir kanıtıdır.Sonuç olarak, fikir
birliği sağlanamamış ve üzerinde tartışılan konular bir
sonraki toplantı için ana madde olarak
belirlenmiştir.Sonuç olarak taraf ülkelerin
anlaşmazlıkları sebebiyle Kyoto Protokolü herhangi bir
yaptırım gücü ya da geçerliği olmayan bir metin olarak
kalmıştır.Daha sonraki süreçte, küçük bünyeli çeşitli
konferanslar yapılmış ancak daha önce alınan kararlar
bir türlü hayata geçirilemediğinden Hollandada 35
ülkenin katılımıyla 13-24 Kasım 2000 tarihinde Taraflar
Konferansı 6 (COP-6) düzenlenmiştir. La Haye Konferansı
olarak bilinen bu toplantının gündemi Kyoto
Protokolünde alınan kararların hayata geçirilme yolları
olmuştur. Bu amaçla konferans başkanlarına bazı görevler
ve denetleme yetkileri verilmiştir. Ancak tüm bunlara
rağmen protokolün işleyişi tam olarak sağlanamamış ve
anlaşmazlıklar bir sonraki toplantıya
ertelenmiştir.Görüldüğü gibi Avrupa Birliği ülkeleri,
ABD ve daha birçok ülkenin katılımı ile gerçekleştirlen
tüm bu konferanslar hiçbir somut adıma dönüşememiştir.
Bu çözümsüzlüğün nedeni; başta ABD olmak üzere bazı
gelişmiş ülkelerin ulusal çıkarlarımız dedikleri ancak
esasen ekonomik temelli olan çıkarlarından vazgeçmek
istemeleridir. Yayımlanan ve hatta imzalanan hiçbir
protokol insanlığın çıkarları adına somut önlemler
alamamış sadece siyasi arenadaki metin kalabalığına
birkaç yaprak daha eklemiştir.
Kyoto Sözleşmesinin
Tam Metni
Kyotoyu imzalayan ülkeler

kaynak:www.gsl.gsu.edu.tr
|