 |
Tüm
okyanus havzalarında ekvatorun her iki yanında, iki adet
batıya akan (doğulu) akıntı vardır. Bunlar, Kuzey
Ekvatoral ve Güney Ekvatoral akıntılardır (Şekil 1). Bu
akıntılar günde 3-6 km hızla akmakta ve genellikle
okyanus yüzeyinde ancak 100-200 m derinliğe kadar etkili
olmaktadır. Doğuya doğru akan (batılı) Ekvatoral Karşı
Akıntı ise, Kuzey ve Güney Ekvatoral akıntıların batıya
taşıdığı suyun bir bölümünün geri dönüşünün bir
sonucudur.
Ekvatordan yüksek enlemlere yönelen akıntılar, batı
sınır akıntılarıdır. Sıcak su akıntıları, etkili
oldukları bölgelerle ilişkili olarak özel isimler alır.
Örneğin; Kuzey Atlantikte Körfez (Gulf Stream); Kuzey
Pasifikte Kuroşivo; Güney Atlantikte Brezilya; Güney
Pasifikte Doğu Avustralya; Hint Okyanusunda Agulhas ve
Mozambik. Tüm bu akıntılar, genellikle dar, günde 40-120
km hızla yol alan ve düzgün uzanışlı akışlardır. Batı
sınır akıntıları, genellikle okyanus yüzeyinden 1,000 m
derinliğe kadar inen, en derin yüzey akıntılarıdır.
Doğu sınır akıntıları, yüksek enlemlerden ekvatora doğru
akan soğuk akıntılardır. Soğuk su akıntıları da,
bulundukları bölgelere göre özel isimler alır. Örneğin,
Kuzey Atlantikte Kanarya; Kuzey Pasifikte Kaliforniya;
Güney Atlantikte Benguela; Güney Pasifikte Peru (Humboldt);
Hint Okyanusunda Batı Avustralya. Tüm bu akıntılar,
genellikle geniş ve 3-7 km/gün hızla deniz yüzeyinde
hareket eden (sığ) akışlardır.

Şekil
1.
Yerküre okyanuslarındaki başlıca yüzey akıntılarının
coğrafi dağılışı. Haritada, kırmızı oklar, sıcak su
akıntılarını; mavi oklar soğuk su akıntılarını; siyah
oklar ise, gittikleri yerde çok belirgin sıcak ya da
soğuk etki yaratmayan, genellikle enlemler boyunca
hareket eden akıntıları ve sürüklenmeleri gösterir.
Sıcaklık ve tuzluluk, okyanus suyunun yoğunluğunu
belirler. Okyanus akıntılarının oluşumunu belirleyen
başka bir etmen de okyanuslardaki yoğunluk farkıdır.
Okyanus akıntılarının yoğunluk farkı nedeniyle oluşan
bölümüne, sıcaklık-tuzluluk (termohalin) dolaşımı adı
verilir. Bu dolaşımda, sıcak ve daha az yoğun olan
sular, deniz yüzeyinde bir yönde akarken, soğuk ve daha
yoğun sular derin okyanusta ters yönde akar (Şekil 2).
Küresel termohalin dolaşımının derin soğuk su
akıntılarına karşılık gelen bölümleri, okyanusun büyük
taşıyıcı kuşağı olarak da adlandırılır. Taşıyıcı
kuşağın başlangıcı, yüzey sularının okyanusun
derinliklerine battığı yerlerdir. Bu durum, okyanuslarda
birkaç yerde gerçekleşir: Antarktikanın kıta sahanlığı,
Atlas Okyanusunun (Labrador Denizi) ve Büyük Okyanusun
kuzey bölgeleri (Şekil 2). Büyük ve Atlas okyanuslarının
yüksek kuzey enlemlerinde, okyanus suları taşıdığı ısı
enerjisini atmosfere vererek çok soğuduğu ve bu yüzden
de yoğunluğu arttığı için, okyanusların derinlerine
batar ve sonra okyanus tabanının üzerinde ekvatora doğru
akar. Derine batan ve güneye yönelen bu akışlar,
taşıyıcı kuşağın hareketine yardımcı olur. Taşıyıcı
kuşağın sürüklediği sular, güneyde derin okyanusta
bulunan yoğun suların yerini alır. Bu da, sıcak yüzey
akıntılarını normalden daha kuzeye sürükler ve yüksek
kuzey enlemlere ek ısı enerjisi verir.

Şekil
2.
Başlıca yüzeyaltı okyanus akıntılarının coğrafi
dağılışı. Yüzey yakını sıcak su akıntıları kırmızı ile,
derin soğuk su akıntıları mavi ile gösteriliyor. Bu
sistemin, sürekli olarak suyu yüzeyden okyanusların
derinliklerine ve oradan da okyanusların yüzeyine geri
taşıması dikkat çekicidir.
Okyanus Akıntılarının İklim Üzerindeki Etkisi
Özellikle Kuzey Yarımkürede, Kuzey Pasifik, Körfez ve
Kuzey Atlantik akıntıları, orta enlem karalarının batı
kıyılarında (Britanya Adalarındaki ve batı Avrupanın
büyük bölümünde) ılıman ve nemli bir etki yaratır. Bu
nedenlerle, Ocak ayı ortalama sıcaklık değerleri
karşılaştırıldığında, aynı enlemlerde bulunan Londra,
New Yorktan daha sıcaktır.
|