|
ÜLKEMİZDE
ATIK YÖNETİMİNDE KARŞILAŞILAN GENEL SORUNLAR
Henüz ülke genelinde güvenilir bir atık envanteri mevcut
değildir. Yani kimin ne kadar hangi atıktan ürettiği ve
bu atıkları hangi şartlarda ne kadar ve nasıl geçici
depoladığı, nerede ve nasıl bertaraf ettiği tam olarak
bilinmemektedir.
Üretici atıklarını yanlış ve/veya eksik olarak beyan
etmektedir. Bilinçli yada bilinçsiz olarak (atığın
tanınmaması nedeniyle) atık üreticisi atıklarını idareye doğru
olarak bildir(e)memektedir.
Atık bertaraf/geri kazanım tesislerinin yetersiz sayıda ve
kapasitededir.
Ortaya çıkan atıkların (özellikle tehlikeli atıkların) bertaraf
edileceği yada geri kazanılacağı tesisler ülkemizde yeni yeni
kurulmaya başlamıştır. Tüm tehlikeli atıkların bertaraf
edilebildiği tek bir tesis (İZAYDAŞ) bulunmaktadır. Bu tesisin
kapasitesi sınırlı olup sadece bulunduğu il ve çevresi başta
olmak üzere sınırlı bir kesime cevap verebilmektedir. Bunun
dışında bazı yanabilir nitelikteki atıkları alternatif yakıt
olarak kullanabilen lisanslı Çimento Fabrikaları da bu ihtiyacı
karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Özellikle Tehlikeli
nitelikteki arıtma çamurları gibi özel olarak hazırlanmış zemine
sahip tehlikeli atık düzenli depolama alanlarının yetersizliği
konusunda da sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu sebeplerle atıkların
tesis içerisinde maksim depolanma süreleri aşılmakta ve idare
ile de (Çevre ve Orman Bakanlığı ve İl Çevre ve Orman
Müdürlükleri) zaman zaman problemler yaşanmaktadır.
Atık bertaraf geri kazanım tesislerinin sınırlı sayıda olması,
hatta bazı konularda tek tesisin bulunması Tekel ortamı
oluşturmakta ve üretici atık bertarafı için fahiş fiyatlarla
karşı karşıya kalmaktadır.
Atıkların taşınması için uygun nitelikte ve yeterli sayıda
lisanslı aracı mevcut değildir. Atık bertaraf / geri kazanım
tesislerinini yetersizliği gibi tehlikeli atıkları ve atık
yağları taşıyan lisanslı taşıyıcıların sayısı yetersiz olup bu
da üreticinin bertaraf tesisi ile anlaşsa bile bu atıkların
tesise ulaştırması konusunda sıkıntılara yol açmaktadır.
Lisanslı taşıyıcıların ve/veya bertaraf/geri kazanım
tesislerinin maliyet nedeniyle az miktarda atık üreten
üreticilerden atıkların alınması konusunda isteksiz davranması.
Belediyelerin finans kaynaklarının sınırlı olması.
Özellikle düzenli katı atık depolama alanlarının kurulması başta
olmak üzere, kentsel atıksu arıtma tesislerinin kurulması gibi
konularda yatırım yapması gereken belediyelerin maddi
kaynakları sınırlı durumdadır. Bu da belediyelerin toplamış
oldukları atıkları uygun şekilde bertaraf edememesine neden
olmaktadır.
Gerek halk gerekse sanayici çevresel risklerin tam olarak
bilincinde değildir. Üretilen atıkların uygun şeklide
bertaraf edilmemesi durumunda bunun bir kirliliğe yol açacağı ve
nihayetinde bu kirliliğin tekrar döneceği konusunda eğitim
eksikliği bulunmaktadır. |