ANA SAYFA
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
KÜRESEL ISINMA
ATIKLAR
ATIKSU DEŞARJI
SU
GÜRÜLTÜ
EMİSYON
YAKITLAR
ÇED
Basından Haberler
LİNKLER

ÇEVRE İZİNLERİ ÇEVRE MEVZUATI ÇEVRE HUKUKU TEKNOLOJİ WALLPAPER İLETİŞİM

 

3.KİRLİLİK YÜKLERİ:

 

3.1-2. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ) ve Kimyasal Oksijen İhtiyacı  (KOİ):

 

Atıksu arıtma tesislerinin ana işlevlerinden birisi, atıksu içerisinde organik kirleticilerin giderilmesi sağlamaktır. Dolayısı ile organik madde giderme amacına hizmet etmek için kurulacak bir arıtma tesisine gelecek organik madde içeriğinin bilinmesi önemlidir. Arıtma tesisine gelen organik madde yükünün tespiti için genellikle Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı veya Kimyasal Oksijen İhtiyacı kullanılır. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı atıksu içerisinde biyolojik olarak oksitlenebilen organik maddenin bir göstergesidir. Ancak Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı parametresinin ölçümü için en az 5 günlük bir süreye ihtiyaç duyulması, sonuca ulaşmada olumsuzluk arz etmektedir.  Buna karşık KOİ (Kimyasal Oksijen İhtiyacı parametresi ise sadece birkaç saat içerisinde ölçülebilmektedir.  Normal koşullarda BOİ ile KOİ arasında doğrusal bir ilişki bulunmaktadır.  Tüm atıksular için KOİ değeri BOİ değerinden daha büyük olup, KOİ/BOİ oranı 1,5-3 arasındadır. Bu aralıktan daha yüksek orana sahip olan atıksular, biyolojik parçalanabilirliği zor atıksulardır. Bu nedenle KOİ/BOİ 1,5-3 aralığından yüksek olan atıksular için biyolojik atıksu arıtma tesisi yerine kimyasal atıksu arıtma tesisi tercih edilmesi daha sağlıklı olacaktır.

 

3.3. Azot (N) ve Fosfor (P) Değerleri :

Atıksu içerisinde bulunan azot ve fosfor, biyolojik arıtma reaktöründeki reaksiyonların gerçekleşmesi için önem taşımaktadır. Bunun nedeni mikroorganizmaların atıksu içerisindeki organik maddeleri okside edebilmesi için gerekli elementlerin C (Karbon)/N (Azot) /P (Fosfor) olmasıdır. Ayrıca sayılan elementler, göl veya su hareketleri kısıtlı olan kapalı veya yarı kapalı koy, körfez, haliç, lagün, ve benzeri su ortamlarına taşınması ile  ekolojik dengenin olumsuz yönde değişmesine neden olabilecek özelliğe hazidir. Bu nedenle C/N/P’un sadece arıtma tesisine giriş değerleri değil, çıkış değerleri de su kirliliği açısından önem arz etmektedir.

 

 

Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ve Su Ürünleri Yönetmeliği gereğince Azot ve Fosfor değerleri sadece tasarım esnasında bilinmesi gereken değerler değil aynı zamanda arıtma tesisinde giderilmesi ve deşarj standartları sağlanması gereken değerlerdir. Bu durum Azot ve Fosfor’un  atıksu arıtma tesisinin seçimi, ünnitelerinin ve ünite boyutlarının belirlenmesinde göz ardı edilmemesi gereken değerler olduğunu ifade etmektedir.

3.4. PH:

pH değeri suyun asidik veya bazik olduğunun bir göstergesidir. Kurulacak arıtma tesisinde biyolojik olarak oksidasyonun sağlanabilmesi için mikroorganizmaların aktivitesinin optimum düzeyde sağlanabileceği pH aralığının tespiti ve işletme esnasında sağlanması gerekmektedir. Söz konusu arıtma tesisinin kimyasal arıtma tesisi olarak tercih edilmesi halinde ise, su içerisindeki çözünmüş halde bulunan kirleticilerin koagülant maddelerin ilavesi ise çökeltilmesi için yine uygun pH aralığına ihtiyaç bulunmaktadır. Dolayısı ile arıtma tesisine gelecek atıksuyun biyolojik veya kimyasal arıtma açısından uygun olmayan pH aralığında olması halinde giriş ünitesine pH’ı düzenlemek amacıyla nötralizasyon havuzunun kurulması gereklidir. Ayrıca pH değeri de sadece giriş aşamasında bilinmesi gereken bir değer değil, aynı zamanda Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde verilen bir çok tabloda çıkış suyunda izlenmesi zorunlu olan bir parametredir. Dolayısı ile çıkış suyundaki pH’ın deşarj standartlarını sağlamasını teminen ihtiyaç duyulması halinde nötralizasyon havuzu arıtma tesisi çıkışına da kurulmalıdır.

 
 

 

 
 

Atıksu Arıtma Tesislerinin Tasarım Esasları

1.Debi

2.Debi Değişimi

3.Kirlilik Yükleri

3.1-2. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (Boi) ve Kimyasal Oksijen İhtiyacı  (Koi)

3.3. Azot (N) Ve Fosfor (P) Değerleri

3.4. Ph

4. İstenilen Çıkış Suyu Kalitesi

5.  Atıksu Arıtma Tesisinin Kurulacağı Alana Ait Özellikler