|
ATIKSU VE ARITMA ÇAMURLARI İÇİN HAVASIZ (ANAEROBİK) ARITMA
SİSTEMLERİ
Havasız çürütme, çamur stabilizasyonunda kullanılan en eski
prosestir. Günümüzde atıksu arıtımından çıkan konsantre
çamurların stabilizasyonun yanısıra bazı endüstriyel atıksuların
arıtımında da kullanılmaktadır. Havasız arıtıma prosesleri,
yüksek miktarda organik kirlilik içeren atıksuların arıtımında
oldukça geniş kullanım alanı bulmuştur. Kuvvetli atıkların
arıtımında havalı arıtıma proseslerine kıyasla çok daha ekonomik
olduğu belirlenen havasız arıtım prosesleri son yıllarda evsel
atıksu arıtımında da kullanılmaktadır.
Havasız arıtma prosesleri organik maddelerin oksijensiz ortamda
biyokimyasal olarak ayrıştırılması esasına dayanmaktadır. Arıtma
esnasında oluşan biyogaz yaklaşık olarak %65-85 metan ve %15-35
karbondioksit karışımından oluşmaktadır. Havasız arıtma
teknolojilerinin gelişimi 19. yüzyılın başlarına dayanmaktadır
ve II. Dünya Savaşı sonrası enerji kaynaklarında yaşanan kriz
nedeni ile hızlı bir gelişme yaşanmıştır (Alvarez, 2003).
Havasız çamur çürütücüler standart-hızlı ve yüksek-hızlı olmak
üzere iki ana grupta toplanabilir. Standart-hızlı olanlarda
reaktörde karışma ve ısıtma yoktur. Hidrolik bekletme süresi
30-60 gün olup hidrolik bekletme süresi çamur yaşına eşit veya
çok yakındır.
Yüksek-hızlı havasız reaktörlerde ise karışım ve ısıtma yapılır.
Hidrolik bekletme süreleri 20 günün altında tutulur. Kuvvetli
organik atıkların anaerobik olarak arıtıldığı yüksek hızlı
reaktörlerde ise 1 günden az hidrolik kalış sürelerinde bile
yüksek verimlerle karbonlu organik madde giderimi
sağlanabilmektedir.
Havasız Arıtmaya Genel Bakış
Havasız arıtma sistemleri biyolojik ve fizikokimyasal
arıtmalarda oluşan arıtma çamurlarının stabilizasyonunda
uygulandığı gibi endüstriyel ve evsel nitelikli, askıda katı
madde içeren veya içermeyen sıvı atıkların arıtımında da
kullanılmaktadır.
Atıksu içerisindeki organik maddelerin havasız ortamda ayrışması
en basit haliyle iki temel aşamada gerçekleşmektedir. İlk
aşamada (hidroliz ve asit fermentasyonu), organik maddelerin
asit bakterileri tarafından organik asitlere, alkollere ve
CO2’ye dönüşümü gerçekleşmektedir. İkinci aşama (metan oluşumu)
ise asit bakterilerinin parçalama reaksiyonları sonucunda oluşan
ürünlerin, metanojenler tarafından metan, CO2 ve suya
dönüştürülmesini içermektedir.
Bu prosesler sonucu oluşan metan gazının kalorifik değeri
yüksektir ve enerji kaynağı olarak kullanılabilmektedir.
Havasız arıtma esnasında yağlar, proteinler, karbonhidratlar,
amino asitler ve organik asitler gibi kompleks veya monomer
yapıda olan çeşitli organik maddeler parçalanabilmektedir. Bu
farklı reaksiyonlar sonucunda oluşacak metan miktarları da
farklılık göstermektedir. Örneğin; yağların ayrışması sonucunda
yüksek metan yüzdesine sahip biyogaz elde edilebilirken, protein
ve karbonhidratların parçalanmasında daha az miktarda biyogaz ve
metan yüzdesi elde edilmektedir (UNIDO,1992)
Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı
|