 |
KARADENİZ
Karadeniz’in kaynakları ve sorunları, kıyısı bulunan 6 ülkeye
(Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Türkiye, Rusya ve Ukrayna) ait iken su
ve havayla taşınan kirlenmeyle ilgili sorumluluğun, topraklarınının
önemli bir bölümü Karadeniz havzasında yer alan diğer 11 ülke tarafından
paylaşılıyor. Karadeniz de kanalizasyon, petrol ve radyoaktif kökenli
kirlilik etkisinde kalıyor.
Karadeniz ise yıllardan beri bölge
insanları için geçim kaynağı, dinlence alanı ve hatta atıkların
boşaltıldığı bir bölge olmuştur. Avrupa ülkelerinden çoğu tehlikeli
atıklarını Karadenize boşaltmışlardır. Doğrudan veya nehirler yoluyla denize
ulaşan arıtılmamış evsel ve endüstriyel atıklar, plansız yerleşme, nüfus
artışı Karadeniz'in su kalitesine olumsuz etki yapan nedenlerdendir.
Karadeniz'in kapalı bir deniz olması da bir dezavantaj oluşturmaktadır.
Yörenin topografyasının uygun olmaması ve yerleşimin dağınık olması
sebepleriyle altyapı hizmetlerinin sunulmasında sorunlar olmaktadır.
Karadeniz ülkemizde Sakarya,Yeşilırmak ve Kızılırmak başta olmak üzere
diğer akarsulardan gelen bazı kirletici yüklerin yanısıra neredeyse tüm
Avrupa'nın kirletici yükünü taşıyan Tuna Nehri'nin sularının da
almaktadır.
Karadeniz’de, bazı yerlerde atıklar, doğrudan denize veya çevre
bakımından önemli sazlıklara boşaltılıyor. Tanker kazaları ve
tankerlerin atıkları da petrol kirlenmesine neden oluyor. Karadeniz,
biyoçeşitlilik, doğal alanlar, balık kaynakları, estetik ve dinlenme
değeri ve su kalitesi bakımından önemli ölçüde kirletiliyor.
1980’lerin ortasında bir geminin atıksuyu içinde memleketi Doğu Amerika
kıyıları olan deniz anasına benzeyen bir canlının (Mnemiopsis leiydi)
gelmesi, balık popülasyonunda ve balıkçılıkta etkili oldu. Kısa sürede
tüm Karadeniz’i kuşatan bu canlı, balık larvaları ve küçük balıkların
yumurtaları ile başladığı beslenmesine, hamsi, istavrit gibi balıklarla
devam ediyor. Son yıllarda, mnemiopsis miktarı azalmasına rağmen
etkisini sürdürüyor.
AKDENİZ
Dünyanın en büyük iç denizi özelliği
taşıyan Akdeniz de kirlilikten nasibini alıyor. İspanya, Sicilya ve
Tunus açıklarında petrol yatakları, Adriyatik Denizi’nde de doğal gaz
bulunması, İtalya kıyısındaki Montedison sanayi merkezinin atıkları ile
kızıl çamur dolması, Akdeniz’in kirlilik nedenleri arasında yer alıyor.
Akdeniz gerek turistik çekicilik ve buna bağlı nüfus yoğunluğu, gerekse
endüstriyel açıdan hızla gelişen ülkelerin kendisini çevrelemesi
kirlilikleri ile karşı karşıyadır. Kentleşme, turizm, sanayi vb.
aktiviteler sonucu oluşan atıkların miktarı, bu faaliyetler sonucu doğal
bitki örtüsünün değişmesi ve erozyonun ortaya çıkması, ayrıca tarımsal
faaliyetler sonucu ortaya çıkan kirlilik Akdeniz'in genel sorunudur.
Ancak Akdeniz’i en çok tehdit eden kirlenme, petrol kirlenmesi olarak
ortaya çıkıyor. Daha çok petrol ve petrol ürünleri deniz ortamında
hidrokarbon bileşikleri oluşturuyor.
Petrol su ortamına girdikten sonra ince parçalara ayrılıyor ve su
üstündeki en üst kısım buharlaşıyor. Alttaki kısım yoğunluk ve
yapışkanlık özelliği ile yayılıyor ve canlıların vücuduna giriyor. Tüm
Akdeniz ülkelerinde taze balığa olan taleb nedeniyle, 20 metreden küçük
tekne ile yapılan balıkçılık, aşırı avlanma ile yerel balıkçılığı yok
edecek boyuta ulaşıyor.
Kaynaklar
www.akdeniz.edu.tr
www.denizce.com
Çevre Ve Orman Baknalığı Çevre Durum Raporu
|