ANA SAYFA
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
KÜRESEL ISINMA
ATIKLAR
ATIKSU DEŞARJI
SU
GÜRÜLTÜ
EMİSYON
YAKITLAR
ÇED
Basından Haberler
LİNKLER

ÇEVRE İZİNLERİ ÇEVRE MEVZUATI ÇEVRE HUKUKU TEKNOLOJİ WALLPAPER İLETİŞİM
 

TÜRKİYE VE KYOTO PROTOKOLÜ

 

2001 yılında Marakeş’te gerçekleştirilen 7. Taraflar Konferansı’nda alınan 26 numaralı karar uyarınca Türkiye’nin adı BMİDÇS Ek-II Listesinden çıkartılmış ve Taraflar Türkiye’nin özgün koşullarını tanımaya davet edilmiştir. Böylelikle Türkiye 24 Mayıs 2004 tarihinde, Sözleşme’nin Ek-I Listesindeki diğer ülkelerden farklı konumdaki bir Ek-I Ülkesi olarak Sözleşme’ye katılmıştır. Bilindiği gibi ABD ve Avustralya, Kyoto Protokolü’nün bütün süreçlerine baştan sona katılmış olmalarına ve kabul edilen metni imzalamış olmalarına rağmen, daha sonra, kendi iç politik gerekçeleri sebebiyle Protokol’ü onaylamamışlardır. Kyoto Protokolü 1997 yılında kabul edildiğinde Türkiye henüz Sözleşme’ye taraf olmadığı için Kyoto Protokolü kapsamında Türkiye’ye özgü herhangi bir sayısallaştırılmış salım sınırlaması veya azaltılması belirlenmemiştir. Bu nedenle Türkiye’nin adı Kyoto Protokolü Ek-B Listesinde yer almamaktadır. Bu çerçevede Türkiye, Kyoto Protokolü’ne henüz taraf değildir. Beyaz Rusya da, BMİDÇS’ye 2001 yılında katıldığı için Kyoto Protokolü Ek-B Listesinde yer almamaktadır. Bununla beraber Beyaz Rusya, 2005 yılı Ağustos ayında Kyoto Protokolü’ne taraf olmuş, Protokol’e katılmasının ardından da Ek-B Listesinde yer almak üzere Sekretarya’ya başvurmuştur. Özetle;

 

 

-Türkiye, 2001 yılında kabul edilen 26/CP/7 numaralı karar uyarınca Sözleşme Ek-1’de, diğer ülkelerden farklı bir konumda yer almaya hak kazanmış ve 2004 yılında da Sözleşme’ye katılmıştır.

 

-Kyoto Protokolü 1997 yılında kabul edildiğinde, Beyaz Rusya ve Türkiye – her ikisi de henüz Sözleşmeye taraf olmadıkları için- salım azaltım yükümlülüklerinin belirlendiği Ek-B Listesinde yer almamaktadır.

 

-Türkiye, ABD ve Avustralya gibi Kyoto Protokolü’nü reddetmemiştir. Sadece, diğer tüm ülkeler gibi, BMİDÇS kapsamında yürütmekte olduğu çalışmaların bir sonraki aşaması olarak değerlendirmeye devam etmektedir.

 

-Beyaz Rusya, önce 2005 yılında Kyoto Protokolü’ne taraf olmuş, daha sonra kendi talebi doğrultusunda yürütülen müzakereler sonrasında, -%8 hedefiyle Ek-B’de yer alma hakkına sahip olmuştur.

 

-Türkiye, bugün Sözleşme’de Ek-I Listesinde olan ancak Protokol’de Ek-B Listesinde yer almayan tek ülkedir.

 

 

Ancak bu durum, utanılacak ya da kötü bir şey değildir. Tam tersine Türkiye için büyük avantajlar sağlamaktadır.


KYOTO PROTOKOLÜ IŞIĞINDA AB UYUM SÜRECİ
3 Ekim 2005 tarihinde yeni bir aşamaya geçen Türkiye’nin Arupa Birliği’ne katılma süreci de Kyoto Protokolü konusundaki strateji belirlenirken ele alınacak en önemli parametrelerden birisidir. Bu süreçte, aşağıdaki veriler dikkatle değerlendirilmelidir.

-Avrupa Birliği, üyelik sürecindeki tüm ülkelere, AB’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere katılma koşulunu ortaya koymaktadır. Ancak ülkelerin, varsa, bu sürece nasıl katılacaklarına dair ulusal politikalarına doğrudan müdahalede bulunmamaktadır. 2004 yılında üye olan 10 yeni ülke içerisinde Polonya ve Macaristan (-%6), Kıbrıs (GKRY) ve Malta (hedef yok), diğer (-%8) olmak üzere 3 farklı ülke grubu yer almaktadır. Ayrıca üyelik sürecinde olan Hırvatistan da daha farklı bir hedef (-%5) belirlemiştir. Üstelik Kıbrız (GKRY) ve Malta AB üyesi olmalarına rağmen CDM projelerine evsahipliği yapabilmektedirler.

-Avrupa Birliği, kendi Birlik politikasını belirlerken de ulusal öncelikleri göz önünde bulundurmuş ve Uyum Fonu kapsamındaki  4 ülkeye (İspanya, Portekiz, Yunanistan ve İrlanda) özel bir uygulama getirerek AB Balonu içerisinde salım arttırma hakkı tanımıştır.

-2012-sonrası yükümlülük dönemi için AB yükümlülüğü en az 25 üyeyi kapsayacak şekilde belirlenecektir. 2012 sonrası AB balonu içinde mevcut ülkeler ile üyelik sürecindeki diğer ülkelerin ne tür bir yük paylaşımı içerisinde olacakları henüz belli değildir. Ancak bu sürecin en geç 2007 içerisinde tamamlanması gerekmektedir.

-Türkiye’nin olası AB üyeliğinin en erken 2013 yılından sonrası için geçerli olması, Türkiye’nin 2008-2012 ve 2012 sonrası dönemler için farklı stratejiler izlemesine olanak sağlamaktadır.

-Beyaz Rusya, Kyoto Protokolü Ek-B Listesinde adı yer almamasına rağmen Ağustos 2005 tarihinde Protokol’e taraf olmuştur. Beyaz Rusya, Protokol’e Taraf olmasının ardından, Montreal-COP/MOP1’de Ek-B içerisinde -%5 hedefiyle yer almak istediğini belirten bir başvuruyu Sekretarya’ya sunmuştur. COP/MOP1, Ek-B içerisindeki değişikliklerin ancak 2006 yılında gerçekleştirilecek COP/MOP2’de ele alınabileceğini belirten bir karar vermiştir. Bununla beraber Beyaz Rusya, COP/MOP1’de Taraf ülke olarak Kyoto Protokolü sürecine katılmış hatta Kyoto Protokolü 6. Madde (Ortak Yürütme) Danışma Kurulu’nda bir temsilciyle yer almıştır.

-Kyoto Protokolü 3.9. madde (Ek-I Ülkelerinin yükümlülükleri) ve 9. Madde (tüm ülkelerin yükümlülükleri) 2006 yılı ayıs ayında Bonn’da gerçekleştirilecek 24. Yardımcı Organlar Toplantısı’yla (SB24) beraber başlamıştır. Kyoto Protokolü’nün tamamı ise 2006 yılı sonundaki COP/MOP2’de görüşülmeye başlanacaktır. Bu görüşmelerin sonunda, “ortak ve fakat farklılaştırılmış sorumluluklar” ilkesi gereğince aralarında G. Kore, Meksika gibi ülkelerin de  yer alacağı bir grup yeni ülke için, yeni fakat daha esnek bazı yükümlülüklerin getirilmesi söz konusu olabilecektir.

-Bir ülkenin Kyoto Protokolü kapsamındaki Esneklik Düzenekleri’nden yararlanabilmesi için 2006 yılı sonuna kadar;

-Protokol’e taraf olmasının yanında 1990 yılı itibarı ile hem kaynaklarca salınan hem de yutaklarca uzaklaştırılan bütün sera gazlarının envanterini Sekretarya’ya sunmuş olması ve bu envanterin ve öngörülen ulusal hesaplama sisteminin Sekretarya tarafından onaylanmış olması,

-Yürütülecek Projelerden kaynaklanacak  salımların izlenmesini, onaylanmasını ve kayıt altına alınmasını sağlayan bir kayıt sistemini oluşturmuş olması,

-2005 yılı itibarı ile gösterilebilir ilerlemelerin ortaya konduğu bir ilerleme raporunu ve Ek-B hedeflerini kesinleştiren bir İlk Rapor sunması gerekmektedir.

Ancak, Türkiye açısından yukarıda sayılan gerekliklerin istenen tarihte hazır olması mümkün görünmemektedir.

 

 
 

 

 
 

 

2012-sonrasında alınacak yükümlülüklerle ilgili olarak süre, kapsama girecek ülkelerin sayısı ve ülkelerin ulusal yükümlülüklerine dair soruların yanıtları halen belirsizdir. Hem uluslararası hem de AB içinde görüşmelerin devam etmesi nedeniyle, sürece (2012 sonrası görüşmelere) katılmamız halinde en uygun pozisyonun elde edilmesi  mümkün olabilir.

Kyoto Protokolü’nün 2. yükümlülük döneminde, sert yükümlülükler alan Ek-B ülkeleri ile hiçbir sorumlulukları olmayan Ek-I Dışı Ülkeler arasında daha esnek yükümlülüklere sahip olabilecek bir “geçiş grubunun” oluşturulabilir. Böyle bir grup belirlenirken, aralarında   Meksika ve G. Kore gibi ülkelerin bulunduğu İleri Gelişmekte Olan Ülke – Advanced Developing Country yaklaşımı değerlendirilebilir. Bu nedenle, görüşmelerde avantajlı bir konum elde edilebilmesi için İleri Gelişmekte Olan Ülke – Advanced Developing Country modelinin kapsamındaki ülkelerle diyalog ve işbirliğinin geliştirilmesi yararlı olabilir.

 

BMİDÇS  Listesi

İlgili KP Maddeleri

Kyoto Protokolü Listesi

Kritik KP Ülkeleri

Kritik KP-Dışı Ülkeler

EK-I

Madde 3.9

EK-B

 

ABD
Avustralya

EK-B Dışı

Beyaz Rusya

Türkiye

EK-I Dışı

Madde 9

EK-B Dışı

Kıbrıs(GKRY)
Malta
G. Kore
Meksika
Arjantin

Kazakistan