|
|
|
||||
|
|
||||
|
Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü Yönetmeliği Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 2009 Yılı Çevre Cezaları %12 Oranında Arttı Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde İl Çevre ve Orman Müdürlüklerine Yetki Devri Yapıldı 2008 Yılına Ait Atık Beyanları Atık Beyan Formlarının Doldurulması 2009 Yılında Çevre İle İlgili Belge/Analiz Ücretleri |
|||||
|
Küresel Isınmanın Türkiye Üzerindeki Etkileri Türkiye karbondioksit salınımında %1.3’lük payla 13. sırada yer alıyor. 1990 yılında atmosfere yıllık olarak 200 milyon ton karbondioksit bırakırken bu salım 2004 yılında yaklaşık 350 milyon tona yükseldi. 2010 yılında ise bu miktarın 400 milyon tonları aşması bekleniyor. Şu anda %72.6 oranındaki karbon salınımı artışıyla OECD ülkeleri arasında en yüksek salınım artışına sahip ülkeyiz.
Toplumun ilgisini son 20 yıl içinde çekmeye başlayan ve sürekli artan sera etkisi ve küresel ısınma, yaklaşık 100 yıldır bilinmekte ve incelenmektedir. Atmosferdeki CO2 birikiminin değişmesine bağlı olarak, iklimin değişebilirliği ilk kez 1896 yılında Nobel ödülü sahibi İsveçli S. Arrhenius tarafından öngörülmüştür. Ancak, ilk kez 1979 yılında Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) öncülüğünde “Birinci Dünya İklim Konferansı” düzenlenmiş; fosil yakıtlardan ve CO2 birikiminden kaynaklanan küresel iklim değişikliği vurgulanmıştır. Yapılan ilk ciddi konferans, 5-12 Haziran 1992 tarihindeki Rio Konferansı’dır.
Çevreci oteller, yeryüzünü korumak amacıyla otel işletmecilerinin kurumsal programlarında suyu ve enerjiyi depolayan, katı atıkları azaltan ve ekonomik çözümler geliştiren otellerdir. Tüketiciler artık çevreye karşı sorumlu işlerle uğraşmaktan zevk alırken, tatil planları ve alışverişleri gibi konularda da çevreye daha duyarlı davranıyorlar. Son 10 yıl içinde çevreye karşı duyarlı turizmde büyük bir artış gözlendi. Konaklama endüstrisi de bu trende, kendi tesislerinin gelişim stratejileri arasında yer verdi. Yaptıkları uygulamalarla otellerini çevreye karşı daha dostça yaklaşan bir hale getirerek daha yeşil bir tesis olmasını sağladılar.
Atıksu arıtma tesisleri, çeşitli faaliyetler sonucu ortaya çıkan sıvı atıkların arıtıldıkları, içerisindeki kirletici parametrelerin giderildiği tesislerdir. Arıtma tesisleri genellikle birbirini takip eden ardışık havuz veya tanklardan meydana gelirler. Arıtma tesisleri, kurulum amacına ve sağlanması istenilen deşarj standartlarına göre, fiziksel, kimyasal, fizikokimyasal veya biyolojik işlemlerin bir veya birkaçını gerçekleştirebilirler. Atıksu arıtma tesislerinin sağlıklı bir şekilde çalışması, öncelikle söz konusu arıtma tesisinin planlama ve projelendirme aşamasında verilerin sağlıklı bir şekilde seçilmesi ile mümkündür.
|
Çevreci Ürün ve Yeşil Pazarlama Yeşil pazarlama kavramı ilk olarak, Amerikan Pazarlama Birliğinin (AMA) 1975 yılında düzenlediği ‘ekolojik pazarlama’ konulu bir seminerde tartışılmış ve literatürdeki yerini bulmuştur. Akademisyenler bürokratlar ve diğer katılımcıların katkılarıyla pazarlamanın doğal çevreye etkisinin incelendiği bu seminerde, ekolo-jik pazarlama kavramını şu şekilde tanımlamışlardır: Pazarlama faaliyetlerinin çevre kirliliği, enerji tüketimi ve diğer kaynakların tüketimi üzerine olumlu veya olumsuz etkileriyle ilgili çalışmalardır.
Eko Etiketleme veya Yeşil Etiketleme Yeşil etiket bir ürünün çevreye karşı duyarlı ve çevre dostu olduğunu gösteren sertifikadır. |
||||
|
|
|||||
|
cevreonline Üyelik Sistemi Yenilenmiştir Üyelik sistemimizin yenilenmesi nedeni ile 20 Mart 2009 tarihinden önce yapılan kayıtların güncellenmesi gerekmektedir.
|
|||||
|
www.cevreonline.com © Copyright 2007 AKADEMİSYENLER EĞİTİM DANIŞMANLIK YAYIN SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. |
|||||